İnternetten Para Kazanma – İnternetten Nasıl Para Kazanılır – İnternetten Bedava Para Kazanma – X Ticaret

İnternetten Para Kazanma - İnternetten Nasıl Para Kazanılır - İnternetten Bedava Para Kazanma - X Ticaret
İnternetten Para Kazanma – İnternetten Nasıl Para Kazanılır – İnternetten Bedava Para Kazanma – X Ticaret

Para kazanmak için inanılmaz bir fırsat sunuyoruz… Geleceğe yatırım yapmak için büyük bir şans… Yeni nesil kazanç sistemi ile muhteşem kazançlar almaya ve bu heyecana var mısın?

İnternet ile birlikte ticaretin şekli değişti. Günümüzde ürün sahipleri; ürünlerinin reklam, pazarlama ve satışına yönelik faaliyetlerini, internetin gücünü kullanarak, buna odaklı şekilde planlıyor ve uyguluyor.

İnternette ticaret denildiğinde ilk akla gelen e-ticaret kavramı; sadece bir satış sitesi sahibi olmaktan, bir ürünü alıp-satmaktan veya üretilen bir ürünü/hizmeti satmaktan ibaret değildir. Bir ürünü tanıtmak da, tanıtımına ve satışına aracılık etmek de yeni nesil bir ticaret şeklidir.

Büyük şirketler kadar, sıradan internet kullanıcıları da artık bu durumun farkında.

İnternette ilgilendiğiniz bir ürün veya hizmet aradığınızda karşınıza çıkan bir site, bir yazı, herhangi bir reklam uygulaması sizce nasıl çalışıyor?

Her gördüğünüz tanıtım direkt olarak ürün sahibi firmaya veya reklam yayıncılarına mı ait sizce?

Bu noktada daha geniş açıdan düşünmek gerekiyor. İnternette bu kadar çaba, bu kadar faaliyet ne amaçla ve kimler tarafından yapılıyor olabilir?

Elbette KAZANMAK için ve KAZANMAK İSTEYENLER tarafından yapılıyor!

Peki, kimler kazanıyor?

Ek gelir sağlamak isteyenler, daha düzenli ve yüksek bir gelir sağlamak isteyenler; çalışanlar, çalışmayanlar, kendi işini kurmak isteyenler, ev hanımları, öğrenciler, emekliler… Kısacası, isteyen herkes KAZANIYOR!

Peki, bu kazançlara sahip olanlar ne yapıyor da kazanıyor?

Dünya genelinde milyonlarca kişinin uygulamakta olduğu, hızlı ve bir o kadar da yüksek kazançlar elde ettiği Affiliate Marketing, Türkçe karşılığı “Satış Ortaklığı Pazarlama” sistemi sayesinde!

Satış Ortaklığı, internetteki gelirler düşünüldüğünde, dünya genelinde çok yüksek bir paya sahiptir (Son yıllarda sadece ABD’de 12 milyar dolarlık bir pasta payına sahiptir.) Aynı zamanda 16 yıldır uygulanan bir sistemdir.

BURAYA KADAR TAMAM ŞİMDİ İŞİN DETAYLARINI ÖĞRENMEK, SAĞLAM KAZANÇLAR ELDE ETMEK İÇİN BU YAZIDA ANLATILANLARI DİKKATLİCE OKUYUN VE BEKLEMEDEN İLK ADIMINIZI ATIN!

Yüksek gelir elde etmenizi sağlayacak yeni nesil kazanç sisteminin asıl kaynağı ve asıl gücü olan “Satış Ortaklığı” ile başlıyoruz…

İnternetten Para Kazanmanın Belli Başlı İpuçları

İnternetten Para Kazanmanın Belli Başlı İpuçları
İnternetten Para Kazanmanın Belli Başlı İpuçları

– İnternetten para kazanmak asla dışarıdan görüldüğü gibi basit bir iş değildir. Emek, deneme yanılma, analiz ve sabır ister. Kazandığınız parayı artırmak için elinizde azda olsa bir sermaye olmalı ve bu parayı domain-host-post atımı gibi işlere harcamanız gerekmektedir. Bir site açıp içine 2 yazı koyarak zengin olma hayalleri kurmamanızı öneriyorum.

– İnternetten para kazanmak denince aklınıza sadece site yapıp siteye reklam koymak gelmesin. Birilerine web sitesi de satabilirsiniz, coderlikte yapabilirsiniz, SEO danışmanlığı da yapabilirsiniz, birilerine bilgi satabilirsiniz ve bunun gibi yüzlerce iş ile internetten para kazanabilirsiniz. Kendinizi sadece reklam işleriyle kısıtlamayın.

– Banka hesabınızı internet bankacılığına açtırın. Çok lazım oluyor.

– Kullanacağınız reklam sisteminin işleyişini ve kurallarını incelemeden kullanmayın.

– Site hitiniz ne kadar çok olursa ve aynı oranda da site kaliteniz ne kadar iyi olursa reklam verenlerden o kadar fazla para kazanırsınız.

– Bir site açtığınızda ve yavaş yavaş 100-200 hite ulaştığınızda sitenize hemen reklam koymayın. Bir site açtığınızda ilk hedefiniz siteye reklam koymak değil sitenin hitini ve kalitesini artırıp daha çok ziyaretçi çekmek olmalı. İşte o zaman gerçekten büyük paralar kazanabilirsiniz. Bizim yaptığımız en büyük hata açtığımız siteye 3-5 ziyaretçi geldiği anda siteyi reklamlara boğmak. Ama reklamlarla uğraşmak yerine sitenin hitini artırmaya çalışsak biz reklam verenlere başvurmak zorunda kalmayız. Reklam veren kendi gelip noolur benim reklamımı yayınla diye teklif verir.

– Asla kendinizi reklam verenlere ezdirmeyin. Ülkemizdeki reklam verenlerin çoğu hatta hepside denilebilir tek amaçları kendilerine daha çok para kazandırmaktır. Yayıncıyı genelde düşünmezler. Zaten bu yüzdende ülkemizde internet reklamcılığı emekleme dönemine bile giremiyor. Ne iş olsa yaparım abi modundan çıkın ve sitenizin değerinin altındaki reklamları eğer mümkünse kullanmayın. Üstteki maddede de yazdığım gibi, siz kaliteli site yapın ve hitinizi artırmaya bakın. O zaman reklam verenler istediğiniz fiyattan reklam verirler hatta ısrar bile ederler..

– Sitenize reklam koyarak hemen 1-2 ayda büyük paralar kazanabilme hayali kurmayın. Ciddi rakamlar kazanmak için bazen yıllar süren reklam analizi, sistemi iyi bilme ve uygulama, sabırlı olma, sisteme düzenli zaman ayırma gibi unsurlar gerekir. Kısa zamanda çok kazanmak için hileye başvurursanız elinizdeki altın yumurtlayan tavuğu kesebilirsiniz. O kadar uğraşınız da boşa gider.

Adsense Hakkında Yapılan Yanlışlar?

Adsense Hakkında Yapılan Yanlışlar?
Adsense Hakkında Yapılan Yanlışlar?

İnternet kullanan bu işlere meraklı çoğu kişi Adsense kurallarını ya hiç okumuyor ya da umurumda değil deyip altın yumurtlayan tavuğu kesmeye kalkıyor. Kural ihlali nedeniyle banlandıklarında da suçu hemen Adsense’ ye atıyorlar.

Adsense kuralları:
https://www.google.com/adsense/support/bin/answer.py?hl=tr&answer=48182

Yazının en başındada yazdığım gibi Adsense size gökten para yağdırmaz ve cebinden para vermez. Bir reklam veren vardır ve bu reklam veren parasının karşılığını almak ister. Google, Adwords müşterilerinin haklarını korumak için hile yapanları doğal olarak sistemden atar. Peki Google Adsense yayıncılarının haklarını tam anlamıyla korur mu? İşte orası meçhul. Google, Adwords müşterilerine davrandığı gibi Adsense müşterilerine de aynı seviyede yaklaşmadığı için çok eleştirilir.

Biz yayıncıların yaptığı en büyük yanlışlar şu şekilde:

– Reklamlara tıklamaya teşvik etmek.
– Reklamlara tıklanması için yanına resimler koymak.
– Reklamları linkler, dost siteler gibi isimlerle etiketlendirmek.
– Pahalı reklamlar çıkması için siteyle alakasız kelimeler kullanmak.
– Arkadaşlarına tıklattırmak.
– Kurallara uymayan içeriklerde kullanmak.
– Uyarıları dinlememek ve kuralları okumamak/saymamak.
– Sistemin işleyişi hakkında yeterli bilgi sahibi olmadan kullanmak.
– İnternet reklamcılığına gerekli değeri vermemek ve bilincinde olmamak. vs. vs. vs…

Adsense’den Kazanmak İçin Nasıl Siteler Açılmalı ve Nasıl Organize Olunmalıdır?

Adsense’den Kazanmak İçin Nasıl Siteler Açılmalı ve Nasıl Organize Olunmalıdır?
Adsense’den Kazanmak İçin Nasıl Siteler Açılmalı ve Nasıl Organize Olunmalıdır?

Google her ne kadar Adsense için site açmayın dese de büyük bir hiti bulunmayan ortalama bir site ile hele hele ülkemizde Adsense’ den ciddi bir para kazanmak sadece hayallerde kalıyor. O yüzden Adsense’ den para kazanmak için site açmalıyız ama bunu Google’ ın gözüne sokarak yapmamalıyız. Yani normal yaptığımız siteler gibi siteler yapmalıyız ama kaliteli kelimeler üzerine yapmalıyız. Kısacası kaliteli kelimelerden yola çıkarak sürekli güncel kalacak, görünümü profesyonel bir site açıp normal sitemize ne yapıyorsak onada aynısını yapmalıyız. Örnek AAA kelimesi iyi kazandırıyor diye gidip bedava blog açıp içine 2 yazı kopyalayıp sonrada sayfanın her yerini Adsense ile donatmak yanlış olur. Onun yerine AAA ile ilgili geniş bir site yapıp sürekli güncel tutarak ve anormal yaklaşımlar sergilemeden normal site gibi bu siteyi de yazarsak ve makul seviyede Adsense reklamlarını düzgün bir şekilde yerleştirirsek on numara olur. Burada dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da içeriğiniz hangi ülkenin dilini kapsıyorsa hitlerinizin çoğunluğunun o ülkeden olması uygun olur.

Bir diğer önemli nokta da Adsense’ den çok para kazananların çoğunun altın değerinde bir ipuçları vardır. O ipucu şudur: Birden fazla site. Evet sadece 3 kelimelik bir cümle ama işleme konulduğu takdirde yüksek kazanç siz istemeseniz de oluşuyor. Kendinize 10 tane popüler kaliteli kelime bulun var ve bu 10 kelimenin hepsine birer adet site açın. Diyelim ki kendi normal sitenizden günde 2 dolar kazanıyorsunuz. Bu 1 sitenin her birinden de günde ortalama 2 şer dolar gelse 20+2=22 dolar günlük ortalama kazancınız olur. 10 günde 220, 30 günde ortalama 660 dolar kazancınız olur. Doları 1,55 ten hesaplarsak aylık kazancınız 1.000 küsür TL oluyor. Birlikten güç doğar diye ilk okulda boşuna öğretmediler 😉

Bilindiği gibi Türkçe içerikte para kazanılabilecek kelimelerin sayısı çok az. O yüzden mutlaka İngilizce içerik öneririm. Eğer İngilizce bilginiz yoksa ücreti karşılığında post yazdırabilirsiniz veya çevirme yaptırabilirsiniz. İngilizce içeriğin Türkçe içeriğe göre daha fazla vermesinin nedeni İngilizce global bir dildir ve dünya üzerinde yaklaşık 3 milyar kişi tarafından gündelik hayatta kullanılmaktadır.

Türkçe kullanımı ise ortalama 250-350 milyon kişi ile sınırlıdır. Ayrıca Türkiye dışındaki ülkelerinde kullandıkları Türkçe ile bizim kullandığımız arasında dağlar kadar fark vardır. Bu değerlere bakıldığında İngilizce kelimelerde rekabetin daha yüksek olduğu kolayca anlaşılabilir.

Adsense’ den En Yüksek Verim Nasıl Alınır?

Adsense’ den En Yüksek Verim Nasıl Alınır?
Adsense’ den En Yüksek Verim Nasıl Alınır?

Adsense’ nin çalışma sistemini ve diğer genel bilgileri anlattım. Sıra geldi Adsense’ den en yüksek verimi almaya. Bunun için deneyebilecekleriniz:

– Adsense’ de en yüksek verim sağlayan reklam boyutlarından birini veya birkaçını kullanmalısınız. Yapılan analizlere göre en iyi verim sağlayan reklam boyutları: 336×280, 160×600, 728×90…

– Sitenizin teması Adsense için uygun olmalı. Eğer Blogger veya WordPress destekli bir blogunuz varsa internetten yüzlerce Adsense teması bulabilirsiniz. Normal bir siteniz varsa sitenizi reklamlara göre tasarlayarak reklamlardan daha iyi performans alabilirsiniz. İllaki özel Adsense teması kullanmanıza gerek yok. Temanız Adsense performansı için orta seviyede olsa yeterlidir.

– Reklamların performanslarını ölçmek için her zaman kanalları kullanmanızı öneririm. Böylelikle farklı yerleşimler deneyerek sitenizin en çok hangi bölgesinde tıkların ve kazancın arttığını öğrenebilirsiniz.

– Çoğu kişi reklamları sitenin en üstüne ekleyerek veya yazıların en altına ekleyerek daha fazla performans alacağını sanar. Ama aslında reklamları yazının hemen yanında veya hemen üstünde  altında yayınlamak daha çok tık almanızı ve reklamların içeriğe daha yakın olması nedeniyle daha kaliteli reklamlar çıkmasını sağlar. Kendinizi Adsense’ yi hiç bilmeyen bir ziyaretçi olarak sayın. A sitesine girdiniz ve yaklaşık 30 satırlık cep telefonu konusu okudunuz. Tek derdiniz o cep telefonunun özelliklerini ve fiyatını öğrenmek. Yazının sonuna geldiğinizde sayfanın aşağı kaydığını ve header (üst) bölümün görünmeyecek alanda kaldığını fark ettiniz. Bu durumda ne yaparsınız? Yeni bir sekme açıp arama motorunda o cep telefonunun özelliklerini ve fiyatını mı ararsınız yoksa sayfanın üst tarafına çıkıp acaba üstte reklam var mı, ve o reklamda aradığım telefonla ilgili bir bilgi var mı mı diye düşünürsünüz? Ben size cevabı söyleyeyim. Adsense ve bu işlerden hiç anlamayan, internetle ilgili pek bilgisi olmayan bir kişi yeni bir sekme açar (hatta sekme açmayıp yeni bir tarayıcı sayfası bile açar) ve arama motorunda o telefonu arar. Sizin burada yapmanız gereken şey reklamları olabildiğince konularla iç içe geçirmektir.

– Reklam performanslarını iyi takip etmelisiniz. Eğer web sitenizle Adsense’ den çok para kazanmak istiyorsanız öncelikle sitenize ne tip ziyaretçilerin girdiğini, hangi sayfalarda daha uzun süre kalındığını, ziyaretçilerin sitenize en çok hangi kelimeyle geldiğini, sitenizde en çok hangi yazıların okunduğunu, sitenizde en çok hangi sayfada reklamlara tıklandığını vs. bilmeniz gerekir. Bunun içinde Adsense hesabınızı Analytics ile bağlamanız gerekir.

İnternetten Para Kazanmak Eşittir Adsense Mi?

İnternetten Para Kazanmak Eşittir Adsense Mi?
İnternetten Para Kazanmak Eşittir Adsense Mi?

Konuya Adsense nedir? sorusuyla giriş yapalım.

Öncelikle bilmeniz gereken şey, Adsense kimseye gökten para yağdırmaz ve kimseye cebinden para ödemez. Adsense, Google Inc. şirketinin reklam servisidir. Amacı reklam veren ile reklam yayıncısı arasında bir köprü görevi görmektir. Reklam vereni hedefindeki içeriği bulunduran reklam yayıncısıyla belirli bir komisyon karşılığında buluşturur.

Google Adsense tartışmasız dünyanın en iyi reklam sponsorudur ve kaliteli içerik + yüksek ziyaretçi sayısı ile diğer sponsorlarla ulaşılamayacak kadar büyük bir kazanç sağlanabilir. Bu yüzdende internetten para kazanma konusu işlenirken Adsense asla unutulmaz.
Çoğumuz bu internet dünyasındaki reklam pastasından az veya çok yiyoruz ve her zaman bu pastadan daha büyük pay alabilmek için uğraşıyor, akıllara gelmeyecek yöntemlere kafa yoruyoruz.

Adsense çıktığı ilk günden beri sürekli popüler kalan ve hakkında internette milyonlarca konu yazılan bir reklam servisi. Onu diğerlerinden ayıran en önemli özelliği reklamın yayınlandığı içeriğin kalitesine göre reklam vermesi.

İnternetten Para Kazanmak Eşittir Adsense Mi?
İnternetten Para Kazanmak Eşittir Adsense Mi?

 

Peki bu tam olarak ne demek oluyor?

Google’ ın Adsense kadar meşhur bir diğer serviside Adwords. Adsense’ de yayınlanan tüm reklamlar Adwords üzerinden veriliyor. Adwords’ un işleyişini örnekle anlatmayı daha uygun buluyorum: A kişisi Adword’ e üye olur ve sisteme kredi kartını girer. (Ayrıca EFT gibi diğer ödeme seçenekleride mevcuttur.) Sonra Adsense yayınlayan sitelerde kendi reklamının çıkması için sitesiyle
ilgili kelimeler üzerinden reklamını verir. (Ülkemizde çoğu kullanıcı kural dışı olmasına karşın sitesiyle uyuşmayan kelimelere reklam vermektedir.) Böylece reklamı o kelimeleri içeren sitelerde çıkmaya başlar. (Adsense kullanan sitelerde tabikide.) Adwords’ un işleyişi kısaca bu şekildedir. Bu servisle ilgili bilgi için Adwords yardım sayfalarına bakabilirsiniz.

Peki Adwords’ u niye anlattım? Çünkü konuyu kelime rekabetine getirmek istiyorum.

Adwords sisteminde belli başlı çoğu kelimede bir rekabet rakamı vardır. Örneğin oyuncak kelimesinin Türkiye bölgesindeki rekabet fiyatı 1 tıka 25 centtir. Bu 25 centin yaklaşık 17 centini Google kendine pay olarak alır kalan 8 centi ise reklamına tıklanan yayıncıya verir. (Oranlar tamamen sallamadır.)

Burada unutulmaması gereken şey, Adsense illaki o tıktan 8 cent verecek diye bir kural yoktur.

Oranlardaki değişiklik o kelimedeki rekabetin düşmesine, reklama tıklayanın nitelikli ziyaretçi olmasına gibi etmenlere bağlı olarak değişir ya da öyle sanıyoruz. Çünkü şimdiye kadar Adsense algoritmasını tam anlamıyla çözebilen kimse yok. Bu algoritmanın bir kısmının çözüldüğü iddia edilse de analizlerim sonucunda bunun bir ön sezi olabileceğini öyle değilse bile algoritmanın çözülen
kısmının algoritmanın binde biri olduğunu düşünmeme neden oluyor.

İnternetten Para Kazanmak Eşittir Adsense Mi?
İnternetten Para Kazanmak Eşittir Adsense Mi?

Gelelim konunun özüne. İnternetten para kazanmak sadece Adsense ile mi mümkündür yoksa diğer reklam servislerinden de ciddi rakamlar kazanılabilir mi? Kendi tecrübelerimi soruyorsanız bence kısmen kazanılabilir kısmen de kazanılamaz. Peki neden böyle bir kararsızlık var? Çünkü Adsense’ den kazanılacak paranın miktarı sizin siteniz, sistemi iyi işletmeniz gibi etmenlere bağlıdır.

Kısacası, evet Adsense’ den çok para kazanılabilir ama herkes bunu başaramaz. Buna göre bazı kişiler için Adsense en çok kazandıran sponsordur bazı kişilere göre diğer reklam verenlerden daha çok kazanılabilir.

İnternet Reklamcılığı Ajans Facebook Adwords Banner Reklam

İnternet Reklamcılığı Ajans Facebook Adwords Banner Reklam
İnternet Reklamcılığı Ajans Facebook Adwords Banner Reklam

Reklam sözcüğü, Latince clamare (çağırmak) fiilinden gelmektedir. Bu anlamıyla reklam batı dillerinde avcıların av avlarken avlarını
cezbetmek, çağırmak için kullandıkları hileleri, yolları, yöntemleri, ifade etmek için kullanılmıştır. Günümüzde reklamcılık daha çok
özel kuruluşların ürettikleri mal veya hizmetlere talep yaratmak veya var olan talebi arttırmak amacıyla kitle iletişim araçlarında yer veya zaman satın alarak giriştikleri tanıtma faaliyetlerinde kullandıkları bir iletişim tekniğidir.

Online Pazarlama: Ürün veya hizmetlerini internette sunan şirketlerden oluşmaktadır. Online pazarlama genellikle diğer web sitelerinde reklam yayınlayarak veya reklamı bir başka yöntemle hedef kitleye sunarak yapılır.

İnteraktif Reklam: Tüketicinin elektronik sistemde yalnızca aradığı niteliklere uygun ürün ve hizmetlerin reklamlarını izlemesine ve  karşılıklı bilgi alışverişine olanak sağlayan reklam şeklidir.

İnternet Reklamcılığı: internet üzerinde yapılan ürün/hizmet reklamlarıdır ve Online pazarlama içerisinde yer alır.

İnternet Reklamcılığının Tarihçesi

İnternet 80’li yıllarda ilk açıldığında reklam amacıyla kullanma hedefi taşımıyordu. Başlangıçta dolaylı tanıtımların hakimiyeti vardı, en çok rastlanan metot ekranın bir kenarında görüşe sunulan hareketli metinlerdi.
Ancak 1990’ların gelmesiyle birlikte artan kullanıcı sayısına bağlı olarak, online reklamcılıkta bir patlama meydana geldi.
İnternet reklamcılığı ülkemizde 2003 yılı başlarından itibaren yükselişe geçmiş, sürekli artan bir trend takip etmiş, reklam verenler tarafından tercih edilen bir medya organı olmuştur.

İnternet Reklamcılığının Avantajları

Devamını oku…

Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri

 

Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri
Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri

Sitesini aramalarda yükseltmek, rakiplerini geçmek isteyenler; bu set tam size göre. Seoavcısı.com tarafından hazırlanan Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri seti sayesinde, seo yu çok daha kolay öğrenecek, konuları çabuk kavrayacak, uygulamalar ve seo teknikleri ile kendinizi geliştirip, sitenizi hedefli trafikle güçlendireceksiniz. Setin içerisinde bulunan anlama ve uygulama safhaları ise çalışmalarınızda size kolaylık sağlayacak.

Türkiye’de bir ilk olan Seo Avcısı profesyonel seo dersleri ile arama motoru optimizasyonu hakkında tüm konuları eksiksiz öğrenebilirsiniz. İçinden çıkamadığınız, uygulamakta zorlandığınız seo teknikleri bu sette.

Seo Avcısındaki seo dersleri video dosyaları ve kitaplardan oluşur her videoda her biri ortalama 20 şer dakikalık 9 videolu ders bulunur. Size anlatılan seo dersleri özel olarak pdf formatında hazırlanmış kitaptan takip etmek suretiyle verilip adım adım izleyeceğiniz 26 bölümlük seo derslerinden oluşur.

 

Seo Avcısı Bilinmesi Gerekenler

– Profesyonel Kalitede Çekimler
– Her Ders İşini Bilen Tek Bir Kişi Tarafından Anlatılmıştır.
– Seo Dersleri Konu Konu Başlıklarlar Halinde Anlatılmıştır.
– Her Konuya Ait Örnek Anlatımlar Uygulamalı Olarak Verilmiştir.
– Optimizasyonda Karşılaşılabilecek Sorunların Çözümü Anlatılmıştır.
– Birbirini Takip Eden 26 Bölüm Sayesinde Anlamanız Güçlendirilmiştir.
– Türkiyede Bir İlk Olarak Hazırlanmış Güncel İçeriğe Sahip  TEK ve YENİ HAZIRLANMIŞ Görüntülü Ve Uygulamalı Eğitim Setidir.

 

Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri
Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri

Neden Seo Avcısı?

1- Güncel Olarak Hazırlanmış Olması
2- Profesyonelce İşini Bilen Kişi Tarafından Anlatılmış Olması
3- Konuların Bölümlendirilerek Anlaşılır Bir Şekilde Sunulması
4- Konulara Ait Karşılaşılabilecek Sorunların Nasıl Çözüleceğinin Anlatılması.
5- Örnek Uygulamaların Adım Adım Anlatılması
6- Seo Danışmanlarına Binlerce TL Harcamanızı Engellemesi
7- Pek çok Seo Hizmetinden Daha Kaliteli Bir Halde Sunulması
8- Anlamadığınız Konuları ve Uygulamakta Zorlandığınız Seo Tekniklerini Tekrar Tekrar İzlemenize Olanak Sağlaması
9- Zamanınızı İyi Değerlendirmenizi ve Zamandan Tasarruf Sağlaması
10- Pek Çok Az İnsanın Bilip Uyguladığı Seo Tekniklerinin Yer Aldığı “Bilinmeyen Seo Teknikleri Kitabı”
11-Binlerce Backlink Listesi (Pr3-Pr9)
12- Pazarlama Stratejinizi Geliştirecek Video Eğitimi

Sonuçta 3 saat 12 dakikalık videolu seo derslerinin, bilinmeyen seo teknikleri kitabının ve ücretsiz bir çok hizmetin bulunduğu mükemmel bir set çıktı ortaya… Sizde şimdi kendinize bir fırsat verin ve Seo Avcısı profesyonel seo dersleri ile kolayca seo öğrenmenin keyfini yaşayın…

Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri
Seo Avcısı Profesyonel Seo Dersleri

Aktif ve Pasif SEO Karşı Karşıya

Aktif ve Pasif SEO Karşı Karşıya
Aktif ve Pasif SEO Karşı Karşıya

Kurumsal bloglama yapan bir SEO olarak eski ve yeni tip SEO arasındaki en önemli fark olarak siteniz ya da blogunuz üzerinde harcadığınız zamanın ve eforun seviyesini gösterebilirim. Siteniz ya da blogunuz diyorum çünkü eskiden sadece bir siteniz varken günümüzde sitenizin yanısıra onun üzerine inşa ettiğiniz bir blogunuz da mevcut. Farklı aktiviteler üzerinde harcadığınız zamanı kategorilere ayırmam gerekirse:

* Sayfa içi SEO’su (on page SEO),
* İçerik oluşturma,
* ve link (bağlantı) alımı gösterilebilir.

Her ne kadar eski tip SEO tekniklerinde çalışmaların %25’i sayfa içi SEO, %25’i içerik oluşturma ve %50’si link alımı gösterilse de, daha güncel SEO çalışmalarında içerik oluşturmaya çok daha fazla zaman harcandığını gösterebilirim. Günümüzde SEO çalışmalarının belki de %5’i sayfa içi SEO çalışmalarına, %5’i link alımına ve %90’ı ise içerik oluşturmaya yönelik. Bir miktar sayfa içi SEO çalışması ve bir miktar da backlink alımı yaptıktan sonra ne kadar uzun süredir aktif olan bir blogunuz var ise, o kadar iyi SEO skoruna sahipsiniz demektir.

Her ne kadar bloglamaya düşkün olsam da ve “muhteşem blog yazıları” üzerinden link almayı insanlara link almak için yalvarmaya tercih etsem de yüksek kaliteli içeriğe sahip bir blog oluşturmak için harcadığım zaman sonucunda elde ettiklerimi, link almak için harcadığım zaman sonucunda elde ettiklerime kıyaslayamam.

SEOptimise Blog‘undan Tad Chef bu durumu bir örnekle açıklamış:

SEO 2.0 blogumda 314 adet yayımlanmış blog yazım bulunuyor ve bunlardan sadece birkaçı Google üzerinden iyi miktarda zitaretçi getiriyor. Halen pek çok yazı sosyal medya sitelerinden ve benzeri sitelerden ilgi görüyor ancak iki yılın sonucunda en iyi performans gösteren yazılarımın tüm yazılarıma oranı %5 ila %10 arasında.

Hangi yazıların diğerlerine oranla daha başarılı bir performans göstereceğini önceden belirlemek zor. Anahtar kelime (keyword) araştırması yapmak ve iyi bir miktar fırsatçılığın da yardımıyla bunu bir miktar önceden kestirmek mümkün ancak yine işin özü tamamen bir piyangodan ibaret.

En az miktarda zaman harcayarak en fazla geri dönüşümü alabilmek için eski tip ve yeni tip SEO tekniklerini bir arada kullanmalısınız.

Burada ideal olan mükemmel bir içerik oluşturmak için sadece bir kez zaman harcamak ve ardından uzun vadede o içeriğin size kazandıracaklarını çok az bir çaba sarfederek takip edebileceğiniz pasif SEO tekniklerini kullanmaktır.

Aktif SEO ise sizi çok daha fazla miktarda içerik oluşturmaya ve onların üzerinden link almaa zorlar. Pasif SEO doğru uygulandığında neredeyse otomatik pilot gibi kendi başına çalışır ve sizden pek fazla katılım gerektirmez. Eski tarz ya da yeni tarz SEO tekniklerini kullanıp kullanmayacağınızı düşünmektense klasik SEO stratetjilerini kullanmayı mı yoksa bir blog oluşturmayı tercih edip etmeyeceğinizi düşünerek aktif ve pasif SEO arasında seçim yapmaya odaklanmanız önerilir.

Bireysel tercihler ya da diğer herkes gibi davranmaktansa doğrudan sonuçlara odaklanın. Her bir kurum ve uzmanlık alanı için sorulması gereken soru sürekli güncellenen bir blog sahibi mi yoksa bitmek tükenmek bilmeyen kaynaklara sahip bir web sitesi sahibi olmak mı gerekli? Buna verilecek cevap kişiden kişiye değişir.

SEO endüstrisi hızla değişiyor ve gelişiyor ve rekabet had safhada. Bu sebeple ya bloglamaya devam edeceksiniz, ya da ayakta kalabilmek için link almaya devam edeceksiniz. Diğer pek çok alanda SEO gibi sürekli gelişen unsurlarla karşılaşmanız zordur. Alternatif tedavi yöntemlerini ele alalım. Akapunktur binlerce yıldır var. Bu sebeple de ona yönelik kaynaklar geçerliliğini önümüzdeki yıllarda da korumaya devam edecektir. Ancak SEO için durum böyle değildir. Geçen yıl var olan bir SEO tekniği, bu yıl varlığını koruyacak anlamına gelmez.

Bu yüzden akapunktur hakkında oluşturacağınız bir siteye ekleyebilecekleriniz sınırlıdır ve uzun vadede ekleyebileceğiniz tek şey, bu alanda yapılmış yeni çalışmalara yönelik olacaktır.

Aktif ve Pasif SEO Karşı Karşıya
Aktif ve Pasif SEO Karşı Karşıya

Elbette bloglamak, SEO‘ya farklı yaklaşımın bir parçasıdır. Sadece site trafiği ya da satışların arttırılmasından ibaret değildir. Bloglamak belirli bir konuda saygınlık kazanmak ve blog dünyasındaki yerinizi sağlamlaştırmak için yapılmaktadır. Bloglar, halk ile iletişim kurabileceğiniz bir arayüzdür. Bloglayarak insanlarla iletişim kurabilir ve bunun için onlara herhangi bir ürün satmanız ya da onlardan bir ürün satın almanız gerekmez, ancak uzun vadede bunlar kendiliğinden oluşmaya başlayacaktır.

Bir blog, sıradan bir web sitesine oranla çok daha fazla zaman gerektiren bir platformdur ve sadece içerik oluşturmaktan ibaret değildir. Ayrıca WordPress’in sürekli yenilenen güncellemeleri blogunuza entegre etmeniz ve blogunuza yazılan yeni yorumları da yönetmeniz gerkemektedir. Ayrıca sosyal medya aktivitesini de unutmamanız gerekmektedir. Yeni blog yazılarınızı aşağıdaki yöntemleri kullanarak kullanıcılarınıza duyurmanız gerekmektedir:

* RSS
* Email
* Twitter
* StumbleUpon
* Sphinn (ya da konunuza yönelik forumlar / komüniteler)

Bazen dikkat çekmek için de insanların oylama yapmasını isteyebilirsiniz. Sıradan SEO teknikleri genellikle pek fazla çaba sarf etmeden bir süreliğine çalışacaktır. Google elbette sitenizin uzunca bir süredir değişmediğini fark edecektir ancak yeni linkler aldığınız sürece sıralamanızı kaybetmeyeceksinizdir.

Son yıllarda hemen çıkma oranı (bounce rate), dönüşümler ve ROI (yatırım getirisi) SEO çalışanları tarafından çok daha önemli birer unsur haline gelmiş durumdalar. Bloglar genellikle daha yüksek hemen çıkma oranına sahiptirler, iyi dönüşüm (conversion) sağlamazlar ve yatırım getirileri pek stabil değildir. Elbette bloglar üzerindeki yatırım getirileri, e-ticaret sitelerinde olduğu kadar doğrudan değildir.

O zaman bloglamayı, hemen çıkma oranlarını, dönüşümleri ve yatırım getirilerini içeren modern SEO sanatını, pasif SEO kavramı ile nasıl birleştireceksiniz? Bir haftanızı yeni blog içeriği için araştırma yapmamayı nasıl başaracaksınız?

Tabir-i caizse altın madenlerini araştırmalı ve onları kazmalısınız. Ayrıntılara saplanmalı ve sunduğunuz kaynaklardan en fazla miktarda geri dönüşüm almalısınız.

Arama analizlerinizi tekrar tekrar sorulan sorulara yönelik olarak kontrol edin. Ayrıca bu sorulara forumlar ve soru-cevap siteleri üzerinden de ulaşabilirsiniz. İnsanlar aynı soruyu tekrar tekrar sorma eğilimindedirler. Sorulan soruyu hem ücretsiz cevapları içeren hem de firmanız tarafından çözümüne yardımcı olacak ürünlere referans verecek şekilde cevaplayın. Her alanda mutlaka altın madenleri vardır.

Tüm bunların ışığında pasif SEO’nun temellerini aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

1. Anahtar kelime analizi, arama analizi ve sosyal medyayı kullanarak altın madenlerinizi belirleyin.
2. Tekrar tekrar sorulan soruları cevaplayacağınız kararlı ve derinlemesine içerik sunan bir platform oluşturun. Bu Sık Sorulan Sorular (FAQ), sözlük, dersler ya da kaynak listeleri olabilir.
3. O kaynağa yönelik link veren bazı kaynaklar bulun ve o linklerin bir süreliğine kalmasını sağlayın.
4. A/B bölümleme testini ve diğer giriş sayfası (landing page) optimizasyon tekniklerini kullanarak sayfasını iyileştirin.
5. Kırık linkleri kontrol ve tamir edin ve kaynağınızı zaman zaman güncelleyerek harici materyalleri içeren yeni içerik ekleyin.

Diyelim anahtar kelime analizinde ve diğer analizlerde 4 saat, kaynak araştırmasında 1 gün ve linkler için de bir başka gün ve test ve optimizasyon için de biraz daha zaman harcadığınızı varsayalım. Ardından arkanıza yaslanın ve rahatlayın. 3 ay sonra linkleri düzeltmek ve yeni bilgiler eklemek için o yazıyı yeniden inceleyin.

Benim ve diğer pek çok blogcunun hemfikir olduğu bir hata var ki o da bir yazıyı yayımladıktan sonra o yazıya bir daha bakmadığımız ve bunun yerine sürekli olarak yeni şeyler yazmaya odaklanıyor olmamız. Google genellikle bir yıldır yeni bir içerik eklememiş olan blogları daha taze blogların üzerine taşır. Bu yüzden de SEO açısından sürekli ve seri olarak güncelleme yapmanın getirisi yoktur. Müşterileriniz ve endüstrinin geri kalanı ile iletişimde kalmak zordur. Aktif SEO‘daki gibi sürekli olarak güncellenen bir blog mu istiyorsunuz yoksa pasif SEO ile bir süre idare edebilir misiniz ona karar verin. Ben bireysel olarak, özellikle de düzenli getiri sağlayabildiği durumlarda pasif SEO’yu tercih ediyorum.

Aktif ve Pasif SEO Karşı Karşıya
Aktif ve Pasif SEO Karşı Karşıya

Samsung Türkiye Kore ve Türkiye Arasındaki Kültür Köprüsünü Güçlendiriyor

Samsung Türkiye Kore ve Türkiye Arasındaki Kültür Köprüsünü Güçlendiriyor
Samsung Türkiye Kore ve Türkiye Arasındaki Kültür Köprüsünü Güçlendiriyor

Türkiye ve Kore arasındaki güçlü ilişki ve bağdan hareketle;
Türkiye’de topluma katkı sağlayacak projeler gerçekleştirmeyi benimseyen Samsung Electronics; Kore kültürünü yakından tanıtmak amacıyla düzenlenen İstanbul-Gyeongju Dünya Kültür EXPO 2013’e sponsor oldu.

Samsung Electronics Türkiye’nin ana sponsorları arasında yer aldığı İstanbul-Gyeongju Dünya Kültür EXPO 2013 etkinliği; 31 Ağustos’ta start aldı; etkinlik 22 Eylül tarihine dek sürecek. Dünya Kültür EXPO 2013’ün, 50 ülkeden, 10 binin üzerinde kişiye ev sahipliği yapması bekleniyor.

İstanbul Gyeongju – Dünya Kültür Expo 2013’ün ev sahipliğini; Kore’nin Gyeongsangbuk-do Eyaleti ve Gyeongju Belediyesi ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi üstleniyor. ”Yol, Buluşma ve Birlikte İlerleme” teması ile gerçekleştirilecek İstanbul-Gyeongju Dünya Kültür EXPO 2013 kapsamında; özel konserler, performanslar, sergiler, filmler, uygulamalı deneyimler gibi Kore kültürünü tanıtacak birçok etkinlik düzenlenecek.

Sınırlı sayıdaki etkinlik bileti ve hediyelere sahip olmak için tek yapman gereken linke tıklayarak katılmak istediğin etkinliği ve bilgilerini paylaşmak.

Etkinlik detayları ise şu şekilde;

-Flying Gösterisi

Tarih : 4 Eylül(çarşamba)
Saat : 20:00’de başlayarak 75 dakika gösterim olacaktır.
Yer : Muhsin Ertuğrul Sahnesi
Performans İçeriği :Taekwondo , Ritmik Jimnastik , Artistik Jimnastik ve B-boying ile karışık olan bir sanat sirki eğlenceli bir performans.

-Tanrı’nın Toprağı Şilla Gösterisi

Tarih : 4 Eylül(çarşamba) – 5 Eylül(perşembe)
Saat : 20:00’de başlayarak 70 dakika gösterim olacaktır.
Yer : Cemal Reşit Rey Sahnesi (Harbiye)
Performans İçeriği : Şillanın kuruluşu, Kraliçe Seonduk, Hwarang ve Şilla yolu vs.Tanrının kurduğu Ülke Şilla, Şillanın kültürü, tarihi ve Şillanın destanı ile tanışabileceğiniz bir müzikal.

-Kore – Türkiye Semfoni Orkestrası

Tarih : 7 Eylül(Cumartesi)
Saat : 20:00’de
Yer : Lütfi Kırdar Kongre Merkezi
Müzik : ‘Arirang’ Symphony No.1, Double concerto for Violin and Cello Op.102, Prince Igor Polovetsian Dances, Anatolian Suite

Facebook: /SamsungTurkiye
Twitter: #samsungturkiye
Youtube: SamsungTurkiye
İnstagram: SamsungTurkiye

Bir bumads advertorial içeriğidir.